Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

THE SKELETON KEY - İNANIRSAN OLUR!

Resim
  Bu filmi lisede iken kiraladığım dvd ile izlemiştim, aradan 14 yıl geçtikten sonra tekrar izlemek de tuhaf ama keyifli oldu.” Felç geçirmiş bir adamın meraklı ve güzel bakıcısı, New Orleans’ın mistik havası içinde kendini adım adım karanlık-mistik olaylara teslim ediyor.” diye tek cümle ile özetlenebilir filmi.     Buradan sonrası baştan aşağıya spoiler dolu olacak.   Klişe bir olay örgüsü gibi başlayan filmimizde; bakıcı kız, bakmakta olduğu huzursuz ve yardım isteyen adam, kötülük timsali gibi duran gizemli kadın ve inceden bakıcıya iş atan avukat başrollerde yer alıyor. Ev sahibi kadının verdiği anahtar ile her kapıyı açan bakıcı kızımız sonradan tavan arasında bir kapının açılmadığını fark ediyor. Felçli amcamızın felç geçirdiği tavan arası. Tabi çeşitli klişe dolu sahneler ile oraya giriyor, mistik ipuçları ve büyü malzemeleri ile iyiden iyiye korkuyor ama asla orayı terk etmiyor.    Evin karanlık geçmişinde ise öldürülen karı koca uşak çiftimi...

Pazar Gecesi Sineması

Resim
 Aşağıdaki 3 film duygu şaşırtmacası, Dante'nin cehennem tasviri ve ayna korkusundan ibaret değil, pazar gecesini güzel noktalamak için 3 küçük öneri sadece. FORGOTTEN   Forgotten, ekşisözlükte tesadüfen görüp öğrendiğim bir film oldu. Netflix içerisinde bulunması sayesinde de torrent-atyazı-usb aktar işlemlerinden kurtuldum ki üşenirdim ve bu güzelliği izleyememiş olurdum. Senaryosu ile tam bir “mindfuck movie” edasında ama bunu çok da üstelemeden, oflatmadan poflatmadan yapıyor ki bu takdire şayan.   Yeni evlerine taşınan bir aile hakkında filmimiz, yirmilerin başındaki Jin-seok, zeki ve ultra başarılı abisi Yoo-seok ve sevgi şefkat timsali anne babaları. Jin abisine tek kelimeyle hayran, bir gün yürüyüşe çıktıkları sırada abisi kaçırılıyor ve 19 gün sonra sıfır ipucu ile dönüyor, travma sonrası stres bozukluğuna verilemeyecek kadar tuhaf ve gerici triplerde olan abisinden kıl kapan Jin içindeki şüpheyi dinliyor ve abisinin üzerine gitmeye, kovalamacalara başlıy...

We Need To Talk About Kevin – Kötü Tohum ve Freudyen Yaklaşımlar

Resim
2011 yapımı filmin yönetmeni Lynne Ramsay, başrollerde de Tilda Swinton ve parlayan yıldız Ezra Miller var, ikisi filmi sırtlıyor dersek en klişe ama en doğru tabir olur. Çocukken, hatta henüz bebekken yaşadıklarımızın ilerideki yaşantımıza ışık tutacağı ve hareketlerimizi şekillendireceğini söyleyen birçok psikolojik kuram vardır. Freud’un fitilini ateşlediği “klasik psikanaliz” ve sonrasındaki yapılan psikolojik analizler sonucu, genç yaşta alınan ruh yaralanmalarının ileride büyük etkileri olabilmektedir. Her şeyde Star Wars örneği verme hastalığımın sonucu, melek gibi bir çocuk olan Anakin Skywalker’ı burada örnek gösterebilirim. Bir köle olarak; ailesi ve en yakın arkadaşı olan annesinden erken yaşta ayrı kalmak zorunda kalan Anakin’in en büyük travma sebeplerinden biri bu özlem ve sonrasında annesinin ölümünden duyduğu suçluluk idi. Çocuk yaştaki oluşan karanlık filizler ileride ağacı içinden yakıyor. Eva cool ve özgür ruhlu bir sanatçı, henüz hazır olmadığı b...

BİR İNTİKAM TRAGEDYASI : THE KILLING OF A SACRED DEER

Resim
Yunan mitolojisinde nice trajedi; nice epik destan vardır. Değişmeyen şeylerin başında da göze – göz, kana-kan adalet sistemi bulunur, eski korku antolojilerindeki gibi sonu trajik ve epik olur. Agammenon, Artemis’in geyiği yanlışlıkla öldürdüğünde ; Artemis’in onu affı için tek şartı, Agammenon’un kendi kızını bizzat kendini öldürmesiydi. 2017 yılında Cannes Film Festivali’ne damga vuran bu film de adını ve konusunu bu tragedyadan alıyor. Collin Farrel ve Nicole Kidman’a sapık-o.çocuğu-hasta piç görünümlü Barry Keoghan eşlik ediyor. Bu filmi ilk kez sinemada önce izlemiştim, evde izleyişimde daha da hoşuma gitti. Yeni detaylar çarptı yüzüme. Spoiler şu bu hiçbir şekilde umursamadan başlıyorum. Filmin ana karakter Steven isimli bir doktor, eşi de göz doktoru, mutlu aile , 2 çocuk, aile arabası, büyük ev, sakin hayat döngüsüne sahip bir “Amerikan Rüyası”. Stevie alkol geçmişi olan bir tip, bir gün ameliyatta hastası ölüyor ve Steven merhum hastanın oğlu Martin’e mad...

Reconstruction - Tamamlanmışlıktan Kaçış ya da Sonsuzluğa Uzanış

Resim
Bu filmi yıllar önce lisedeyken izlemiş ve sıfır hatıra ile bomboş kalkmıştım ekran başından, yıllar sonra tekrar izleyince hayran kaldım. Ve aşağıdaki paragraf ile başlayan yazımdan sonra bir kez daha izledim. Hiçbir eylem boşa değildir. -01.06.2020- “Yönetmeni Christoffer Boe olan 2003 yapımı bu film” tarzı klişe bir giriş hakaret olur bu filme. Yazacağım her şey spoiler ve aynı zamanda da bunun bir önemi yok, o tarz değişik bir film bu. Film genel hatları ile 4 kişi üzerinden dönüyor. Alex, nişanlısı Simon ( uzatmalı sevgilisi de olabilir), Aimee ve hafif yaşlı kocası August. “Hikayemiz böyle başlıyor ama başlangıcı böyle değil.” Filmimiz bir sihirbazın illüzyon gösterisi ile başlıyor. Burada anlatıcının uyarısı çok net , her şey bir kurgu ama siz inanmayı seçeceksiniz ve bu sizi vuracak. Filmde ayrı ayrı birçok hikayenin iç içe geçmesi sonucu oluşmuş bir kurgu izleyiciyi bekliyor. Birden fazla şey düşündürüyor ve hissettiriyor. Neyin ne olduğunu hiçbir ...