Kayıtlar

2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SPARTACUS - ZİNCİR BÜKÜCÜ

Resim
  Spartacus, köle doğan, zincirleri kıran, Roma’ya başkaldıran bir figür olarak yerini tarihte almış bir kahramandır. Karl Marx’ın “tarihteki kahamanımdır” diye bahsettiği bir kişi olması da şaşırtıcı değil. Ölümünün ardından yüzlerce, binlerce yıl geçmesine karşın halen ezilenlerin sembollerinden birisi Spartacus. Bu yazıda tarihi gerçeklerden çok filmi baz alacağım. Çünkü Spartacus’un hayatına dair farklı versiyonlar mevcut. Film 9 dalda aday gösterdiği Oscar heykelciklerinin 4 tanesini almayı başarmış bir film. 1960 yapımı olan bu epik hikaye gösteriminin yönetmeni Stanley Kubrick (ilk 1 saati başkası çekmiş, sonrasında başroldeki Kirk Douglas Kubrick’i önerip devamını onun çekmesini sağlamış.) Kölelik nice zaman boyunca insanlığın kara birer lekesi olarak devam etmiş ve kısmen halen devam etmekte olan bir durum. Taş madeninde bir lejyonu ısırıp dişlerinin sağlamlığı fark edildiğinde Batiatus isimli bir Gladyatör Okulu sahibi tarafından satın alınan Spartacus burada da sev...

ROMEO + JULIET - Lovestruck Kids Can't Die

Resim
 "Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar. Ölümleri olur zaferleri , öpüşürken yok olan ateşle barut gibi . .Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe." Shakespeare’in yazdığı Romeo & Juliet tiyatral edebi eserler içinde önemli bir yere sahip. Benim 13-14 kez okuduğum mükemmel aforizmalara sahip bir aşk trajedesidir. Defalarca kez beyaz perdeye ve tiyatro sahnesine aktarılmış, yüzlerce şarkıda geçmiş kült bir eser. Benim tüm bu filmler içinde açık ara favorim  Baz Luhrmann'ın  Leo Di Caprio ve Claire Danes'in iki cool-deli aşığı canlandırdığı versiyonu.  Hikayeye herkes aşina olduğu için ne spoiler taşıyan bir durum var. Yine de kısa bir özet geçmek gerekirse; düşman ailelerin çocuklarının yaşadığı trajik bir aşk hikayesi Romeo & Juliet. *Bir Orta Çağ hikayesini günümüze uyarlamak büyük bir cesaret işi, diyalogları ve kronolojik sıralamayı değiştirmeden bunu başarmak da z...

HUSH - ÇOK SALAK KEDİ vs. AZ SALAK FARE

Resim
    Mike Flanagan son dönemin popüler yönetmenlerinden. İlk olarak 2013 yılında Oculus filmi ile adından söz ettiren Flanagan 2016 yılında Netflix için yaptığı Hush filmi ile epey ses getirdi. Sonrasında Netflix ile işbirlikleri de devam etti (Gerald’s Game, The Hounting of Hill House vs.).    Maddie 13 yaşında geçirdiği menenjit sonucu sağır ve dilsiz kalmış bir yazar. İlk kitabı beğenilmiş ve ikinci kitabını yazmak için şehirden uzak, ormanın içinde bir evde inzivaya çekilmiş. Aynı zamanda sevgilisi ile de uzatmaları oynamakta ve bu gönül mevzuları da kitabının finaline odaklanmasına engel olmaktadır.   Bir akşam amaçsız cinayetler işleyen bir katil Maddie’ye tebelleş olur. Sağır ve dilsiz olduğunu fark edince de kendi kendine “dur ya azıcık şununla uğraşayım hem bana heyecan olur, filmin süresi de uzar.” der ve kedi-fare oyunu başlar. ----Bundan Sonrası Spoiler--- *Tek mekan filmlerinin sıkıcı olmaması çok zordur. Bu film ise sıkıcılıktan uzak. Tabi g...

The Others - Yaşayanlar Ölülere Karşı

Resim
                  Tesis ve Abre los ojos (Vanilla Sky’ın orijin versiyonu) gibi filmlerin yönetmen ve senaristi olan Alejandro Amenábar’ın 2001 tarihli kült korku-gerilim filmi The Others türünün başarılı örneklerinden. Başrolde de güzelliğinin zirvesindeki Nicole Kidman ve iki başarılı çocuk var. Gerçi çocuklar bu filmden sonra sinemayı salmışlar, şam şeytanı kılıklı kızı oynayan Alakina Mann grafik tasarımcı olarak hayatına devam ediyor. Tırsık çocuğu oynayan James Bentley de ufak tefek denemelerden sonra oyunculuğu bırakmış.       II. Dünya Savaşı’nın son zamanlarında geçiyor film. Grace ve iki çocuğu 10 km öteden “Bu evde mesele çıkacak” tadında bir peri-iblis-cin mıknatısı bir evde yaşıyorlar. Güneşe aşırı derece hassas olan çocukların hastalığı sebebiyle (anneleri öyle diyor) evdeki hiçbir kapı, bir diğeri kapanıp kilitlenmeden açılmıyor ve o yüzden evde gezmek için çilingir gibi 50 tane anahtar taşınması gereki...

The Map of Tiny Perfect Things - Ilıksal Time Loop

Resim
  Filmimiz zaman döngüsü içine sıkışıp kalan iki karakteri merkezine alıyor. Bu tür filmlerin öncüsü ise doksanlar ruhunun da öncü filmlerinden The Groundhog day Day(müthiş Türkçe çevirisi ile ise Bugün Aslında Dündü). Film Lev Grossman’ın kısa bir öyküsünden uyarlanmış, ilgili kitabı da merak etmeme sebep oldu bu dip bilgi. Çünkü filmde belli başlı senaryo kaynaklı boşluklar mevcut. Adı oldukça uzun olan bu eserin başrolünde olan Mark annesi, babası ve kız kardeşi ile yaşayan liseli genç bir kardeşimizdir. Bu döngüye sıkıştığından beri annesini görememiştir çünkü annesi sabahın kör saati evden ayrılmaktadır. Mark bu döngüyü kırmak için kendi adına meseleleri kovalayan, irdeleyen bir çocuk. “Otostopçu’nun Galaksi Rehberi” kitabı da onun rehber kitabı bu döngüyü kırma çabaları içinde. Bu tarz filmlerin klasik yapısı gereği Mark her olayı ezberlemiş, işte kafasına top çarapacak kızı uyarmacalar, üstüne kuş pisleyecek adamı oyalamalar, lotoda çıkan rakamı başkasına önermeler gibi olay...

ME BEFORE YOU - WAITING FOR THE MIRACLE

Resim
    Filmimiz Jojo Moyes’un aynı isimli bestseller kitabından uyarlanmış bir yapım. Zevkine ve bakış açısına çok güvendiğim birisinin uyarısı ile hem filmi ikinci kez izleme fırsatını buldum hem de kitabını almaya karar verdim. “Kitabı daha iyiymiş” miti burada da geçerliymiş.   Aristokrat bir ailenin çocuğu olan Will bir kaza geçirir ve omuz hizasından aşağısı felçli hale gelir. Şatoda oturan ve epey zengin bir aileye sahip olan Will’in çevresindeki her şey onun hayatını daha kolay idare edebileceği şekilde tasarlamıştır. Hikayemizin diğer kısmında ise yüzünden nur akan, sempatiklik abidesi Lou kaybettiği garsonluk işi yüzünden iş kovalamacalarındandır.   Tam bu sırada kader Will ile Lou’yu aynı enlem ve boylamda buluşturur. Hayata küsmüş (doğal olarak) Will’in yeni hasta bakıcısı artık bal suratlı Lou’dur. İkilinin arası adım adım ısınmakta, Will’in yüzü gülmeye başlamıştır. Yıllar sonra yüzü gülen Will de, bunun sadece 6 aylık bir iş anlaşması olduğunu düşünen Lo...

ROCKY III - İÇSEL MOTİVASYON VE KAPLANIN GÖZLERİ

Resim
       Rocky Saga, 6 ana film ve 2 adet spin-off yapımı bulunan efsane bir seri. Philadelphia’nın Gururu, İtalyan Aygırı, Demir Adam Rocky Balboa’nın hikayesi tek filmlik düşünülmüş fakat 1 milyonluk bütçesini 225 kere çıkarttıktan sonra devam filmleri kaçınılmaz olmuş. Sylvester Stallone seriyi üçleme ile bitirmeyi düşünmüş, hatta o nedenle de 3.filmin afişinde ROCKY 3 : VEDA yazmaktadır.    İlk filmde yoktan var olan ve kendini kanıtlayan bir boksör, ikinci filmde de kıl payı kaybettiği maçın rövanşını alan bir dövüşçü konumunda olan Rocky 3.filmde artık şan şöhrete doymuş, hafiften şımarmış ve Mickey’nin ayarladığı kısmen kolay rakiplerle ünvanını uzun süre korumayı başarmıştır. Film, Survivor’ın epik şarkısı Eye of The Tiger ile başlar, Rocky evde robotlar, kapıda Lamborghiniler, lüks motorlar ve devasa malikanesi ile mutluluğun uçlarında bir hayat sürüyor Balboa ailesi.   Philadelphia’nın gururu, heykelinin dikildiği gün emekliliğini açıklıy...

THE BOY(2016) - LANETLİ VE SAPLANTILI ÇOCUK

Resim
        The Boy 2016 yılında ses getirmiş yapımlardan. Başrolünde The Walking Dead’in minnoş Maggie’si Lauren Cohen ve porselen bir bebeğin olduğu film ortalamanın üzerinde bir seyirlik sunuyor. Konusuna gelecek olursak; askıntı eski sevgilisinden kaçmak isteyen Greta, Heelshire ailesinin küçük çocuğu Brahms’a dadılık yapmak üzere İngiltere’ye gelir. Ailenin de ABD’den dadı getirmesi de değişik bir durum. Geçici ve karşı tarafın mantıklı bir bireyse (porselen bebeği görünce) anında affını isteyeceği bir iş için bu kadar uzaktan birini getirtmek çok mantıksız. Greta dadılığını yapacağı oyuncak bebekle tanışınca inceden afallar. Evin getir götür işlerine koşan Malcolm(Beşir) ise olayın aslını Greta’ya anlatır. Bundan uzun yıllar önce bir yangında ölen çocuklarının acısını bu bebek ile dindiren yaşlı çift ona gerçek bir çocukmuş gibi davranmaktadır. İhtiyar çiftimiz tatile çıkar ve Greta’yı Brahms ile baş başa günler beklemektedir. Olayların giderek tuhaflaştığı ...

CHEMICAL HEARTS - ILIKTIME SADNESS

Resim
monstruo de las galletas   “İnsan en çok ergenlik döneminde yaşadığını hisseder, beyninize hayatınızı upuzun bir hikayeye dönüştürecek kimyasallar hücum eder.” gibi cümlelerin güzel görsellerle sunulduğu güzel bir film Chemical Hearts.    17 yaşında lise hayatının son yılına başlayan Henry’nin en büyük hayali ileride yazar olmak. Ama bunun için kayda değer bir hayat yaşamadığını düşünüyor. Gevşek kılıklı ebeveynleri ve sevgilisinden ayrıldığı için paso iç kıyan ablası ile yaşıyor, yaşadığı ev tam anlamıyla bir “Musmutlu Amerikan Ailesi” evi. Aynı zamanda da tam bir aşk savaşçısı, aşkı arayan bir şövalye. “Bu yaşımda niye aşık olmadım ben lanet olsun” triplerinde.    Tabi belasını da tez vakitte buluyor okula yeni başlayan Grace ile. Kıza hızlıdan yükselen Henry hızlandırılmış bir aşık olma sürecine sürüklenir. Grace ise 6 ay önce bir trafik kazası sonucu dizi parçalandığı için sakat kalmış ve aynı zamanda da o kazada sevgilisini kaybetmiştir. Henry ile ilişk...

ABOUT TIME - How Long Will I Love You ?

Resim
  youngling H.     About Time’ı zevkine güvendiğim bir arkadaşımın tavsiyesi sonucu izledim. Hiç tarzım olmayan bir tür olsa da beğenerek izledim. Fantastik ve aşk soslu aile filmi diye nitelendirebiliriz bu filmi. “21 yaşına basan Tim, ailesindeki tüm erkeklerin sahip olduğu gizli bir yeteneğinin olduğunu öğrenir. Lake ailesinin tüm erkekleri zamanda seyahat etme yeteneğine sahiptir ve Tim de artık bunu kullanabilecektir. “özetlenmiş film IMDB sinopsisinde. Tim bu yeteneğini çapsızlıklar dolu kişisel aşk tarihini düzeltmek için harcıyor. Sonunda da hayatının aşkı Mary’yi buluyor ve olaylar gelişiyor.   **Bundan sonrası spoiler**   * Film bu kadar tatlı olmasa bilimkurgu anlamında eleştirilecek çok noktası var. Geçmişe döndüğünde geçmişteki sana ne oluyor, ortadan mı kayboluyor, kimse fark etmiyor mu gibi sorular aklı kurcalasa da çok takılmıyoruz filmi izlerken. Misal; geçmişe dönünce o yılları tekrar tekrar mı yaşıyorsun, yoksa bir dokunup günümü...

ANNABELLE - UĞURSUZLUĞUN DOĞUŞU

Resim
       The Conjuring filmi 2013 yılında vizyona girdiğinde beklentileri fazlasıyla karşılamanın yanı sıra kendi evrenini de yaratmış oldu. Serinin ilk filminde 8-9 dakika kadar anılan Annabelle bebeği ve onun ürkünç hikayesi de şimdiden 3 filmlik bir seriye sahip ve eminim ki önümüzdeki yıllarda devam filmleri ya da dizisi ile bizlerle kalmaya devam edecektir bu uğursuz bebek.     İlk Annabelle filmini çok beğenmemiştim, sinemada mısır kemirmelik basit bir yapım olmuştu benim için birkaç sahnesi harici. Serinin ikinci filmi ise çıtayı yükseltmekle birlikte olayların başlangıcına ışık tutar nitelikte. Benim için bir korku filmini başarılı kılabilecek kıstasların başında gündüz sahnelerinin başarısı gelir. Bu filmde de gündüz sahneleri oldukça gerici ve başarılı olmuş.    Filmimizin konusuna gelecek olursak; Mullins ailesi küçük bir kasabada yaşayan mutlu bir aile. Baba ahşap spesifik bebek oyuncaklar yaparak ailesini geçindiriyor. Anne ...

SINISTER

Resim
     Sinister 2012 yılında vizyona giren ve 3 milyon $ tutarındaki bütçesini 29,2   kez çıkartarak başarılı sayılabilecek bir işe imza atmış bir yapım. Ki başrolünde Ethan Hawke gibi ünlü bir isim var, bütçenin yarısı ona gitmiş olabilir. IMDB puanı şu an 6,8 ve “horror movie” camiasında 5,5 üzeri “izlenebilir” kabul edilir bana kalır ise.    Sinister, kelime anlamı olarak uğursuz demek, tekin olmayan ya da şeytani anlamında da kullanımı yaygın olmakla birlikte bu filmin uğursuzu ise Ethan Hawke’un canlandırdığı yazar baba (şam babası). Ellison Oswalt, gerçek suç hikayeleri hakkında yazan bir yazardır. On yıl önce çıkardığı kitabın ekmeğini yiyen ama o şöhretin de uzağında kalmış birisidir. Amacı tekrar o şan ve şöhret ikilisi ile birlikte olmaktır. Karısı, oğlu ve kızı ile yeni bir eve taşınırlar. Bu evde daha önce yaşayan Stevenson ailesinin dört ferdi arka bahçedeki ağaca asılı olarak bulunmuş, ailenin küçük sevimli kızı Stephanie bulunamamış ve fail...